Niye yaşıyoruz?

Bu soruyu ezelden beri tartışır, duyar, kendi kendimize sorgularız. Bazı sabahlar gün ağarırken, bazı akşamlar günbatımında, bazen de ansızın günün göbeğinde, alelade bir anda çöreklenir yüreğimize malum soru: Neden yaşıyoruz? Çeşit çeşit felsefeleri hatmetseniz de o sorunun cevabını vermek hiçbir zaman kolay gelmez. Zannediyorum meşhur soruyu cevaplarken “başkaları için” düşüncesi bir noktada var olacaktır. Evet, başkaları için… İster beğenin ister …

Geç zaman, buyur.

Kaybolan günleri, yiten dostlukları, insanları, şehirleri, renkleri, dokuları, kokuları, güleç anları, ben bunu hakketmiyorumları geride bırakıp güne –mümkünse keyifle– devam etme sanatına yaşamak denir. … mi?