<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>
<channel>
	<title>Gıdıgıdı &#8211; Gidigidivakvak.com</title>
	<atom:link href="https://gidigidivakvak.com/category/gidigidi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gidigidivakvak.com</link>
	<description>Okumak iyidir..</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Feb 2022 06:12:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
<image>
	<url>https://gidigidivakvak.com/sheessee/2018/01/cropped-favicon-32x32.png</url>
	<title>Gıdıgıdı &#8211; Gidigidivakvak.com</title>
	<link>https://gidigidivakvak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gıdıgıdıvakvak?! O ne yav?</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/gidigidivakvak-o-ne-yav/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Feb 2022 07:11:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[1958]]></category>
		<category><![CDATA[aziz nesin]]></category>
		<category><![CDATA[gidigidimajimaji]]></category>
		<category><![CDATA[gıdı gıdı]]></category>
		<category><![CDATA[gıdı gıdı treni]]></category>
		<category><![CDATA[gıdıgıdıvakvak]]></category>
		<category><![CDATA[nazilli]]></category>
		<category><![CDATA[sümerbank basma fabrikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=230</guid>
					<description><![CDATA[<p>Gıdıgıdıvakvak benim uydurduğum bir kelime. Absürtlükleri anlatmak için; hayatın, gündelik olayların, rutinlerin, kavgaların, telaşların, endişelerin absürtlüğünü&#8230; Çok konuşan birine, bir şeyi boş yere dert eden, acayip sinirlenmiş ya da yavan yavan sevincini yaşayan, çok bilmiş&#8230; birine ne diyorum?</p>
Gıdıgıdıvakvak.
<ul>Yani bu blogda her yerde ve her şeyde olduğu gibi Gıdıgıdıvakvak yazılar bulunmakta; ta ki birinin içine değene kadar&#8230;</ul> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gıdıgıdıvakvak benim uydurduğum bir kelime. Absürtlükleri anlatmak için; hayatın, gündelik olayların, rutinlerin, kavgaların, telaşların, endişelerin absürtlüğünü&#8230; Çok konuşan birine, bir şeyi boş yere dert eden, acayip sinirlenmiş ya da yavan yavan sevincini yaşayan, çok bilmiş&#8230; birine ne diyorum?<span id="more-230"></span></p>
<h2>Gıdıgıdıvakvak.</h2>
<ul>Yani bu blogda her yerde ve her şeyde olduğu gibi Gıdıgıdıvakvak yazılar bulunmakta; ta ki birinin içine değene kadar&#8230;</p>
<li>Ama &#8220;<strong>Gıdıgıdı</strong>&#8221; başlıklı 1958 yılında yayınlanmış Aziz Nesin öykü kitabını da analım.</li>
<li><strong>Gıdıgıdı</strong> trenini de analım. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası&#8217;nın kuruluşundan kapanışına kadar fabrika işçilerini taşıyan trenin adı <strong>Gıdı gıdı</strong> treniymiş. Nazilli&#8217;de Sümerbank Basma Fabrikası&#8217;nda çalışan binlerce işçiyi 1995 yılına kadar taşımış. Fabrikayı açmak için 9 Ekim 1937 yılında Nazilli&#8217;ye gelen Atatürk&#8217;ü Sümerbank Basma Fabrikası&#8217;na da bu tren götürmüş. Tarihe tanıklık eden emektar “<strong>Gıdı Gıdı</strong>”, 7 Ekim 2006’daki son seferinden sonra fabrika içerisindeki durağında beklemeye devam ediyormuş. Yönetmenliğini Yasin Ali Türkeri&#8217;nin yaptığı Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası&#8217;nın kuruluşundan kapanıncaya kadar yaşanan süreci fabrikaya ait bir tren olan <strong>Gıdı Gıdı</strong>&#8216;nın üzerinden ele alan bir belgesel bile varmış. Buyurun fragmanı: <strong><span style="color: #8656a9;"><a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/101036/gidi-gidi-belgeseli-fragman">Gıdı gıdı Treni</a></span></strong></li>
</ul>
<ul>
<li>Bir de <strong>Gidi gidi Maji Maji </strong>diye bir ikili var, hip hop şarkı söyleyen bir ikili. Luo dilindeki şarkı sözleri, hem İngilizce hem de Swahili dillerinden de kelimeler içeriyormuş. Afrika ritimleri içeriyormuş yaptıkları müzikler. Burada da resmi siteleri: <span style="color: #8656a9;"><strong><span style="color: #8656a9;"><a href="http://web.archive.org/web/20040109212614/http://www.gidigidimajimaji.com">Gidigidimajimaji</a></span></strong></span></li>
</ul>
<p><iframe loading="lazy" src="http://www.youtube.com/embed/swieRg_SeRE" width="385" height="217" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<ul>
<li>Ve hayır <strong>Guluguluvakvak</strong>&#8216;la bir alakası yok, yani tavuklara, hindilere ya da horozlara söylenilen bir şey değil.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" width="233" height="300" class="alignnone size-medium wp-image-261" src="http://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/one-chick-233x300.jpg" alt="one-chick" srcset="https://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/one-chick-233x300.jpg 233w, https://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/one-chick-264x340.jpg 264w, https://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/one-chick.jpg 389w" sizes="auto, (max-width: 233px) 100vw, 233px" /><a href="http://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/cartoon-chicken.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="289" height="300" class="alignnone size-medium wp-image-260" src="http://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/cartoon-chicken-289x300.jpg" alt="cartoon-chicken" srcset="https://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/cartoon-chicken-289x300.jpg 289w, https://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/cartoon-chicken-327x340.jpg 327w, https://gidigidivakvak.com/sheessee/2013/03/cartoon-chicken.jpg 482w" sizes="auto, (max-width: 289px) 100vw, 289px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıra</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/sira/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 11:17:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[homo sapiens]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma sırası]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[sıraya girmek]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hayat]]></category>
		<category><![CDATA[yandal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gidigidivakvak.com/?p=594</guid>
					<description><![CDATA[<p>2 seneyi aşkın süredir Türkiye’de bulunma fırsatım olmamıştı. Ya bu süre zarfında doktora yaptığım üniversite kasabasındaki gündelik yaşantıya alışmış olacağımdan, ya da şu an bilemediğim başka sebeplerden dolayı Türkiye’deki bazı şeyler çok tuhafıma gitmeye başladı. Konuşacabileceğim, gözlemlerimi yansıtabileceğim pek çok konu var fakat şimdilik beni gündelik yaşantımda çok etkileyen ‘sıra’ mevzusunu yazmak istiyorum. İstiyorum çünkü içimdeki ukteler tarlasını sürmezsem bütün hasat yanacak.</p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2 seneyi aşkın süredir Türkiye’de bulunma fırsatım olmamıştı. Ya bu süre zarfında doktora yaptığım üniversite kasabasındaki gündelik yaşantıya alışmış olacağımdan, ya da şu an bilemediğim başka sebeplerden dolayı Türkiye’deki bazı şeyler çok tuhafıma gitmeye başladı. Konuşacabileceğim, gözlemlerimi yansıtabileceğim pek çok konu var fakat şimdilik beni gündelik yaşantımda çok etkileyen ‘sıra’ mevzusunu yazmak istiyorum. İstiyorum çünkü içimdeki ukteler tarlasını sürmezsem bütün hasat yanacak. Delireceğim herhalde.</p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>Türkiye’deki çoğu insanda sıra ahlakı yok.</strong></h2>
<p>Şimdi eleştirel iç sesim diyor ki ‘Şeyma, sen de sıra görgüsü okuluna mı gittin, ne alaka’ ya da ‘Şeyma, sen de iyi ki gündelik hayatın nispeten daha rahat aktığı bir yerde yaşıyorsun, hemen rahata alışmışsın, bunlar olur yeaov, takılma canım’. Bütün bu iç ses kaosuna rağmen, dediğimin arkasında duruyorum ve maalesef ülkemizde sıra görgüsünün olmadığını gözlemlediğimi yazma ihtiyacı hissediyorum. Resmen rahatsız oluyorum. Yahu alt tarafı bir sıra, market sırası olur, sebze meyve pazarındaki gayri resmi nezaket sırası olur, sıra yahu bu: girersin ve beklersin!</p>
<p>Merak ediyorum. Bu ‘sıra’ mevhumu anlaması çok mu zor bir şey. Acaba anlaması çok zor bir şey mi diye ‘sıra’ kavramını anlatmayı bir denemek istiyorum.</p>
<h2><strong>Sıra: aldığınız ürün ya da hizmetin bedelini elden verdiğiniz işletmelerde, sizin gibi oraya gelen insanların önüne geçmeden, belli bir nezaket mesafesinde durulan bekleme hadisesine denir.</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>‘Sıra’ tabii ki bu anlattığımla kısıtlı değil, hayatta her şeyin sırasını bilmek de çok önemli. Bu market sırasından daha zor tabii. Çoğumuz da burada çuvallıyoruz. Hayatını sıraya sokmak kolay mı yahu? Ama soracaksın kendine. Sorman lazım, ben doğru mu sıralıyorum hayatımdaki öncelikleri, yapacaklarımı ben istediğim, kendimi gerçekleştirmek için mi yapıyorum, yoksa yuvarlanıp gidiyoruzca sebeplerden mi? Mesela ben yurtdışında olduğum için maalesef o ‘sıra’da, Türkiye’de yaşayan ailemi ve arkadaşlarımla geçireceğim keyifli vakti kaçırıyorum. Bu beni acıtıyor, biliyorum çünkü hayatta her şey göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor, kaçırdıklarım ağır geliyor.</p>
<p>Madalyonun öteki yüzünde de kendimi gerçekleştiriyorum hissi var. Ona yaslanıyorum. Ne yapacaksın, illa bir şeye yaslanacaksın. Ötesini bırakıyorum başka satırlara.</p>
<p>Bu ufak bir yandal mevzuydu. Asıl mevzu ‘sıra’ya girme, bekleme ve sırada önündeki kişiye saygı gösterme kıtı insanlarımızdan çıktı. Yalnız bu ‘sıra’ da öyle bir kelime ki, başka bir yandala daha hoplayasım geliyor… hop.</p>
<h2>Yandal 2: Konuşma sırası</h2>
<p>Homo sapiens denilen, pek de kendine ya da etrafına faydası olmayan bu tuhaf canlı grubu, yaklaşık 2 yaşından beri konuşmasına rağmen ‘konuşma sırası’ denen mevhumdan da bihaber. Yahu alt tarafı bir sohbet, o konuşur sen dinlersin, sen konuşursun, o dinler, ‘sıra’nı bekler ve ‘sıra’n geldiğinde ağzını açar ve konuşursun -ama ya dediğimi unutursamlara girme, bu kadar kendi diyeceğim çok önemlicilik de yapma çünkü önemli olduğunu düşünüyorsan zaten unutmazsın, kaldı ki ‘bu insanın söyleyeceği bitse de, benim ‘sıra’m gelse’ diye sohbet edilmez, o çok büyük bir megalomanyaklık; dinleme görgüsü ve keyfinden mahrum da kalma, derim-.</p>
<h2></h2>
<h2>hayatı sıralı yaşamak sosyal hayatı kolaylaştırır</h2>
<h2>&#8211; ee tabii iç dünyada sıra olmayabiliyor ama olsaydı o da kolaylaşırdı.</h2>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni yeni yeni</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/2017-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2017 04:56:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[2017]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi]]></category>
		<category><![CDATA[defter]]></category>
		<category><![CDATA[güney kampüs]]></category>
		<category><![CDATA[new years]]></category>
		<category><![CDATA[resolutions]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yeniyıl]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yılsonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=543</guid>
					<description><![CDATA[<p>Öyle Nil&#8217;in dediği gibi kendi kendime konuşacağım ama umarım aldırmazsınız:</p>
<p>Yine Nil&#8217;in dediği ve benim de katıldığım gibi<br />
&#8220;hayatta dileklerimizin gerçekleşmesinden daha çok istediğimiz bir şey yok.</p>
<p>Yeni yıl, yeni zaman bizde başlangıç hissi uyandırdığı için, umutla doluyoruz.</p>
<p>Her türlü, saçma ya da değil, töreni yapmaya da açığız.</p>
<p>Dilerim, elimizi uzattıklarımıza ulaşmayı önemsediğimiz kadar,</p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Öyle Nil&#8217;in dediği gibi kendi kendime konuşacağım ama umarım aldırmazsınız:</p>
<p>Yine Nil&#8217;in dediği ve benim de katıldığım gibi<br />
&#8220;hayatta dileklerimizin gerçekleşmesinden daha çok istediğimiz bir şey yok.</p>
<p>Yeni yıl, yeni zaman bizde başlangıç hissi uyandırdığı için, umutla doluyoruz.</p>
<p>Her türlü, saçma ya da değil, töreni yapmaya da açığız.</p>
<p>Dilerim, elimizi uzattıklarımıza ulaşmayı önemsediğimiz kadar, elimizdekilerin de kıymetini bilelim.</p>
<p>Ulaştık diye, onları avucumuzda bilmeyelim.&#8221;</p>
<p>Hah şimdi bu noktada intihali bırakıp, avucumda bilmediğim ve tanıştığım, yollarımın kesiştiği için daha da zenginleştiğim olaylar ve insanlardan bahsetmek, ve küçük bir 2016 defteri de ben tutmak istiyorum:</p>
<p>Öncelikle annem&#8230; annem 1953&#8217;de dünyaya geldiği günden itibaren olduğu ve 3053&#8217;de de olacağı gibi hep en güzel, en tatlıydı&#8230; defterimin baş köşesine onun adını yazıyorum en büyük harflerle çünkü O, her şeydir. O olmasa, hiçbir şey olmaz, olamaz.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>(Burada bir hiyerarşi yaratmaya çalışmıyorum bu arada&#8230; Hepimiz kardeşiz, bu kavga ne diye fakat anne de annedir, pardon yani&#8230; Devam ediyorum&#8230;)</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>2015 yılı içinde hala olduğuna inanamadığım Boğaziçi&#8217;nde çalışma hayalimi 2015-16 akademik yılı içinde gerçekleştirebilme imkanım oldu. Bu sayede birbirinden ilginç, özel öğrenciler ve insanlar tanıdım. Öncelikle öğrencilerime teşekkür etmek istiyorum: sizden öğrenebilmek ve sizinle öğrenebilmek çok keyifliydi. Umarım ben de size kimi kapıları aralayabilmişimdir. Sonra Irina, ofis arkadaşım, böyle tatlı bir kişi olamaz. Romanya asıllı İngiliz, çok tatlı bir insandı gerçekten. Dostluğu ve kocaman yüreği için ona da teşekkür ediyorum. Bir de Boğaziçi&#8217;ne&#8230; benim çalıştığım yer Güney Kampüs&#8217;ü gördükten sonra kozmik bir şaka olacak kadar kötü bir mimariye ve düzene sahipti ve denizi nokta kadar görüyordu ama O iş olmasa ne Güney Kampüs olurdu, ne evimin dibindeki Bebek yüzme havuzu, ne Hisarüstü&#8217;ndeki köprü manzaralı yüzme havuzu, ne dünyanın en güzel manzarasına baka baka, iç geçire geçire yürümeler, ne 3 kuruşa çaylar, ne de o şirin ama aynı zamanda da arsız kediler olurdu&#8230; Pey pey pey! O manzara! İnsan gözlerim neden fotoğraf çekemiyor, bu görüntüyü şairin dediği gibi aklıma nasıl mıh gibi kazıyacağım diye ne edeceğini şaşırtan o manzara.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>İstanbul&#8230; sana da teşekkür ederim.<br />
Seni seveceğimi düşünmemiştim hiç&#8230; yani Ankara doğumlu bir bozkır çocuğu olarak, çok kalabalık, puslu, karışık ve kaba geliyordun&#8230; Öylesin de&#8230; Ama o tuhaf hazinelerin&#8230; seni yaşamayana anlatılamazsın. Çok tuhafsın bir kere onu söylemeliyim, ama güzelsin. Sen de biliyorsun. Seni ne kadar mahvetmeye çalışsak da biz akılsız insan silsilesi, hala beceremedik, umarım hiç beceremeyiz. Belki akıllanırız ha İstanbul? &#8230; teşekkür ederim İstanbul. Constantinople, çok güzelsin.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>Üç kuruşa çalışıyordum sonra, üç buçuk oldu&#8230; Onun için de teşekkür ediyorum. Kime mi? Kendime mesela, bir şeyi deneyip olmadığında dünyanın ona karşı olduğundan değil, sadece olmadığından dolayı olmadığını ve eğer uğruna emek vermenin doğru olduğuna inanıyorsan denemeye devam etmen gerektiğini sonunda anlayan aklıma, sonunda o heptagon jetonun düştüğü aklıma teşekkür ediyorum. Bu hususta sevgilimin de ağzında bitmedik tüy bıraktırtmadım tabii ki. Nasıl inandı bana bu adam hala anlayamıyorum? Öyle inandı ve inanıyor ki. Dağ gibi kocaman, hep yanımda, arkamda, önümde&#8230; O tam bir portakalı soydum başucuma koydum. Öyle ki&#8230; Öyle inanıyor ki, galiba artık ben de inanıyorum. Onca varoluşçu kriz, ben neye yararım, benden bir halt olmazların sonu buymuş: bu armağan. Bunun için teşekkür yetmez&#8230; Çünkü bundan daha özel bir armağan olamaz herhalde.</p>
<p>İnanır mısın, işte bu bahsettiğim güzel portakal arkadaşla birlikte oynamaya bir saniye ara vermediğimiz oyunlarda olduğu gibi, kurmaya bir saniye ara vermediğimiz hayallere biraz olta salladık. Sinek balıkçılığı ya da uçurtma balıkçılığı gibi&#8230; Hani oltamızı savurduk, denedik&#8230; Kimi olmadı, kimi de oldu&#8230; Mesela uzun süredir kurduğum doktora yapma hayali&#8230; Ben başvurmayacaktım, dedi ki bizimki, &#8220;Yahu hayır derlerse de denedik diyeceğiz, sen şimdi onlar hayır der diye niye başvurmamazlık ediyorsun?! Asıl şapşallık o. Hadi, yapabilirsin. Bak ben senin arkandayım, ailen de keza. Yap hadi&#8221; Yaptım, bekledim. Beklerken çok istedim, hayalden balonlar uçurdum Bebek&#8217;teki denizden göğe&#8230; Şaka değil. Kendi kendime &#8220;istiyorum. hakkediyorum.&#8221; diye haykırdım. Söyledim söyledim. Tekrar tekrar. Bazen dedim, &#8220;ya! seni. kim. ne yapsın?!&#8221;, bazen de &#8220;niyeymiş canım, ben azimle başaracağım!&#8221; bazen &#8220;hı hı, bekle başarırsın!&#8221;</p>
<p>Böyle böyle kabul oldum. Tamam Oxford değil ama düşününce de ben zaten Oxford&#8217;a başvurmadım ki.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>(-&#8220;başvursan da kabul olmazdın zaten hayalperest zirzop! Şapşik!&#8221;)<br />
(-&#8220;hayır öyle değil. kendine böyle şeyler söyleme, kendine iyi davran&#8221;)</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>Nerede kalmıştım. 2016&#8217;da iyi olmayan tuhaf şeyler oldu, mesela darbe girişimi. Tuhaflığın daniskası! İnsanlar öldü, hep boşuna&#8230; gerçekten öyle. En sevdiğim yazarlardan olan Aslı Erdoğan&#8217;ı dört ay içeri attılar. Yazar yahu yazar! Böyle barbarca şeylerin olduğu bir dünyada yaşamaya nasıl bu denli kanıksanmışlıklarla devam ediyoruz hayret ediyorum. İnsanlar peynir ekmek gibi ölüyor Orta Doğu&#8217;da. Bu da hiç iyi olmayan ve çok tuhaf bir şey mesela. Bir diğer hiç iyi olmayan tuhaf bir şey de birileri 10 kuruş kazansın diye birilerinin yarım kuruşa çalışmaya 2016&#8217;da da devam etmesi. . Niye yapıyoruz bunu! Çok saçma. Eğitim sistemi mesela, neyi niye öğrendiğini bilmeyen tepsi tepsi öğrencileri fırına sürüp, ıscak ıscak işsizlik piyasasına sürüyoruz. Bravo bize! Bu da hiç iyi olmayan tuhaf bir şey, öyle değil mi! Anlamlı eğitim yerine anlamsız eğitim&#8230; anlamsız, savaş gibi. A bak, iyi olmayan tuhaf bir şey daha. Savaş.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>Hayata, hayatıma girenlere, hayatımda olanlara, bana büyüme imkanı verdikleri için minnet duyuyorum. İçimdeki sevgi böyle akışkan bir kek harcı gibi her uzvuma yayılıyor. Mutluyum. Mutlu olduğuma da şaşıyorum, ben kendimi hep varoluşçu krizlerden varoluşçu krizlere savrulacağım diye bekliyordum. Öyle olmadığını görmek ne güzel. Affferin kendime, hayatın ne aşırı ciddi, ne de öyle alelalade yaşanacak bir şey olmadığını, bir amaç uğruna yaşamanın ya da ölmenin illa Çavdar Tarlasında Çocuklar&#8217;ı yazmak ya da Everest&#8217;i yerinden oynatmak olmadığını sonunda kafam gerçekten basabildi.</p>
<p>Sonunda anlayabildim: eğer elindekinin değerini bilebilir ve hayata teşekkür edersen, başka sahillere göçmeden kendine varabilirsen huzuru bulabiliyorsun. Sevgi; kepçe kepçe sevgi ve kaşık kaşık zaman iyileştiriyor, güzelleştiriyor her şeyi. Kendinle anlaşabilmek için de biraz sabretmen gerekebiliyor bazen&#8230; bekleyeceksin&#8230; bazen bekleyeceksin.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>2016 defterim daha devam ediyor. Dostlarım mesela. Bazı dostlarımı onca seneden sonra yeniden tanıdım. Yüzleşmeler zor oldu&#8230; burada da şairden yardım dileneceğim, (Özdemir koş!) dilim dönmüyor hislerimi ifade etmeye: ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi. Gitti yani arkadaşım. Üzülüyorum.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>Sonracığıma&#8230; Çok güzel tatiller yaptım, çok güzel yemekler hüplettim. pey pey pey. Cunda Adası mı dersin, Heybeliada mı, Kapadokya mı, Sinop mu, Balıkesir yazlıkçı geceleri mi&#8230;<br />
Ne kadar güldüğümü ve eğlendiğimi nasıl yazarım bilmiyorum. Çok&#8230; çok eğlenceli günler geçirdim. Yine dostlarımla&#8230; Öyle güzeller ki&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>Yılbaşı, Gregoryen takviminde herhangi bir gün, deliye her gün bayram, yalancının mumu yatsıya kadar yanıyor olabilir&#8230; Ben, herkesin kullandığı bu Gregoryen&#8217;in etrafında bu merasimi yapmayı seviyorum. Yılbaşı şekerim, evet. Herkesin bir değişiklik yapıp hep birlikte bir kutlamayı paylaşması&#8230; Çok güzel. Öyle değil mi! Ben de kutluyorum, tıpkı bu 1 Ocak&#8217;ı kutladığım gibi&#8230;</p>
<p>Hoşgeldin 2017.</p>
<p>Hayal kurmaya, denemeye ve güzel şeyler uğruna emek vermeye devam ettiğimiz huzurlu ve verimli bir sene olman dileğiyle&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>hadi zaman, naş! devam et, linear linear! ta ki kara delikler ya da karanlık maddeler seni aynı anda hem esnetip hem de genişletinceye kadar. Naşırt!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ne olacak şimdi?</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/511-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2015 18:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[batsın bu dunya]]></category>
		<category><![CDATA[into the wild]]></category>
		<category><![CDATA[ne olacak simdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=511</guid>
					<description><![CDATA[<p>Evet. Ne olacak şimdi? Sevgili apolitikleştirilmiş, sözde umursamaz ruhum; karamsarlığın dibine vurmayı arzuladığın bu günlerin arasında bir yerlerde ne olacak acaba.. Kof felsefelerin içinde yüzmek isterkeneee.. Neler olacak acaba..</p>
<p>Bazen var ya.. Neyin var diyorum kendime. Ne var, ney? Pişmemiş aşın, ummadık taşın mı var, neyin var? Kendini bir yere oturtamamak kötü şey. Bir yerlere koyamamak.<br />
İnsanlar için de aynı şeyi düşünüyorum,</p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evet. Ne olacak şimdi? Sevgili apolitikleştirilmiş, sözde umursamaz ruhum; karamsarlığın dibine vurmayı arzuladığın bu günlerin arasında bir yerlerde ne olacak acaba.. Kof felsefelerin içinde yüzmek isterkeneee.. Neler olacak acaba..</p>
<p>Bazen var ya.. Neyin var diyorum kendime. Ne var, ney? Pişmemiş aşın, ummadık taşın mı var, neyin var? Kendini bir yere oturtamamak kötü şey. Bir yerlere koyamamak.<br />
İnsanlar için de aynı şeyi düşünüyorum, kimseyi de bir yere koyamıyorum. Hayallerinin peşinden gitmeye çalışan, hırslı, gayretli ve olumlu kişileri de, sürekli somurtup hiçbir şey yapmak istemeyip yapmayanları da, günün getirdiklerini yaşayıp çok sorgulamayanları da.. olmuyor, ben yaşama sanatı mı artık neyse ondan.. O&#8217;nu pek beceremiyorum.<br />
Kendi kendimi bayıyorum. Keşke bir yolu olsa da içimden çıkabilsem de biraz da başkalarıyla sohbet etsem, diyorum.<br />
Evet, böyle diyorum.<br />
Şu var ya hani film, Into the Wild, onun sonunda diyor ya &#8220;mutluluk paylaştıkça gerçek&#8221;, mutsuzluğu ne yapacağız peki.. Böyle gerçeklik olmaz olsun. Ayrıca da batsın bu dünya.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıdıgıdıvakvak&#8217;ın Acıları</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/gidigidivakvakin-acilari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2015 16:21:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[gençwerther]]></category>
		<category><![CDATA[prospero]]></category>
		<category><![CDATA[shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[thetempest]]></category>
		<category><![CDATA[werther]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=495</guid>
					<description><![CDATA[<p>Şu Genç Werther’in Acıları var ya hani, bizim Goethe’nin… Adam ne yazmış yahu! Bakın ne demiş –bu arada kitabın Hasan Ali Yücel çevirisini okumak büyük ayrıcalık&#8230; O yüzden aynı zamanda çevirmeni de anmak lazım: Mahmure Kahraman.-</p>
<p>&#160;</p>
<p>“Değerli dostum, keşke insanlar –niçin böyle olduklarını ancak Tanrı bilir!- geçip giden şimdiyi yaşamak yerine, geçmişte kalan bir sıkıntının hatıralarını anımsamak için hayal gücünü bu kadar zorlamasalar.”</p>
<p>&#160;</p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şu Genç Werther’in Acıları var ya hani, bizim Goethe’nin… Adam ne yazmış yahu! Bakın ne demiş –bu arada kitabın Hasan Ali Yücel çevirisini okumak büyük ayrıcalık&#8230; O yüzden aynı zamanda çevirmeni de anmak lazım: Mahmure Kahraman.-</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Değerli dostum, keşke insanlar –niçin böyle olduklarını ancak Tanrı bilir!- geçip giden şimdiyi yaşamak yerine, geçmişte kalan bir sıkıntının hatıralarını anımsamak için hayal gücünü bu kadar zorlamasalar.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>He heyt yahu, keşke! Daha yalnızca 24 yaşındayken yazılmış bu satırlar. Gençliği şaşkınlık, hovardalık, tecrübesizlik, akılsızlık ve tembellikle özdeşleştirenlere gelsin bu cümleler.. Keşke geçmişte yaşanmış olumsuzlukların bizi delik deşik edişini her şeye bahane olarak kullanmasak, onların tutsağı olmasak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne tuhaf, insan geçmiş zamanları suratında kekremsi bir beğenmeyişle anıyor; 1200’lerde keşfedilmiş bir icada mesela “Aaa! Onu O zaman mı bulmuşlar?!” diye tepkiler vererek şaşırabiliyor.. Ne var?! Bulamazlar mı? Sen onlardan 1000 sene sonra nefes alıyorsun diye daha matah bir şey misin! Zannetmeyin ki, tepkim birilerine.. Varsa yoksa işim kendimle.. Ben öyle düşünüyorum da o yüzden. Geçmişten gelenlere böyle istemsiz bir ukalalıkla yaklaşıyorum.. Sanki aya ilk ben ayak basmışım gibi.. Size de olur mu ki böyle..</p>
<p>Mesela Goethe, “Yuh diyorum! Adam ne yazmış yahu! Ne kadar kapsayıcı, nasıl bir ayna.. Nasıl bir ifade gücü” bunu derken çok iyi bir yazar olmasına duyduğum hayranlık dışında, 300 yıl önce yazılmış olmasına duyduğum şaşkınlığın kırıntıları da var. E o zaman, Homeros’a, Virgil’a, Ovid’e ve nicelerine ne diyeceksin, değil mi? Mantık bir sudur, ye iç kudur. İşe yaramıyor işte.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İnsan kemanını gıygıylatmayı çok seviyor kendi sözde acılarına –tamam tamam.. yine kendimden bahsediyorum -.. Halbuki kimi insan gerçek acılar tadıyor ama kemanını eline almaya bile tenezzül etmiyor. Neden öyle? Kimi insanlar doğası gereği yılmak bilmez olduğundan mı.. yoksa bulunduğu ve yetiştiği çevre mi O kimi insanları öyle yaptı.. Meşhur “doğa ve çevre” tartışması. Çözene aşkolsun. Mesela Shakespeare <em>Fırtına</em> başlıklı oyununda Prospero’ya dedirtmiş ki:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“şeytan, doğuştan bir şeytan</p>
<p>doğasında var.. ne yaparsan yap işlemez”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bazı insanlar da kötü yani, değil mi? Onların suçu olduğundan değil. Talihsiz bir zamanda, talihsiz bir aileye ya da ailesizliğe doğmak yetiyor. Özgür iradeymiş&#8230; Ne kadar inanmak istesek de.. Palavra!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Ve sevgili dostum, yanlış anlaşılmaların ve tembelliğin, dünyada entrika ve kötülükten belki daha fazla yanılgıya yol açtığını bu küçük meselede bir kez daha anlamış oldum. En azından entrika ve kötülük daha sık yaşanan şeyler değil.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kıssadan hisse –kötü çocuk kitaplarında, hikayelerin sonunda böyle bir kısım oluyor-: tembel olmayalım, yanlış anlamayalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazmamak</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/yazmamak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2014 01:48:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[dakikalar]]></category>
		<category><![CDATA[gıdıgıdıvakvak]]></category>
		<category><![CDATA[yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[yazmamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=482</guid>
					<description><![CDATA[<p>Yazmamak böyle bir şey işte. Uyanman gerektiğini bildiğin vakitten sonra geçen ilk beş dakikanın -hatta haydi on, yirmi dakika olsun- bir önemi olmadığını düşünsen de saatler sonra uyandığında tatsız, yersiz bir umursamazlık hali salınır ya hücrelerinde&#8230;</p>
<p>Yaa.. Umurunda değil. Ben de yedim.</p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazmamak böyle bir şey işte. Uyanman gerektiğini bildiğin vakitten sonra geçen ilk beş dakikanın -hatta haydi on, yirmi dakika olsun- bir önemi olmadığını düşünsen de saatler sonra uyandığında tatsız, yersiz bir umursamazlık hali salınır ya hücrelerinde&#8230;</p>
<p>Yaa.. Umurunda değil. Ben de yedim.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>who&#8217;s your favourite?</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/whos-your-favourite/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Dec 2013 06:50:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[dad]]></category>
		<category><![CDATA[dada]]></category>
		<category><![CDATA[daddy]]></category>
		<category><![CDATA[favourite]]></category>
		<category><![CDATA[mom]]></category>
		<category><![CDATA[mommy]]></category>
		<category><![CDATA[nuthin]]></category>
		<category><![CDATA[who's]]></category>
		<category><![CDATA[your]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=437</guid>
					<description><![CDATA[<p>The cutest kid ever 🙂</p>
<p>A perfect way to start the day.</p>
<p></p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The cutest kid ever 🙂</p>
<p>A perfect way to start the day.</p>
<p><iframe loading="lazy" width="960" height="540" src="http://www.youtube.com/embed/KWFfDyupGpQ?feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu huzursuzluk bir işe yarayacak mıydı?</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/huzursuzluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2013 01:38:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[beriki]]></category>
		<category><![CDATA[devirmece]]></category>
		<category><![CDATA[gıdıgıdıvakvak]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[huzursuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuz]]></category>
		<category><![CDATA[oğlum]]></category>
		<category><![CDATA[öteki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=426</guid>
					<description><![CDATA[<p>Hatırlayamayacağı kadar uzun süredir her ufak detay gözüne çarpıyormuş gibi geliyordu. Ve böyle oluşu onu hep rahatsız ediyordu. Berikinin sinirlendiğinde yaptığı kısa göz seğirmeleri, ötekinin yaptığı sessizlik terapisi, susmacalar, göz devirmeceler, burundan alınıp verilen garip nefesler, uzun aralıklarla “ah” diye inlemeler, takıntılı bir şekilde dizini sallamaca, elini sallamaca, parmağını masaya vurmaca, konuyu dağıtmaya çalışmaca, cevaplardan kaçmaca, ortamdan kaçmaca, meşguliyetleri artırmaca,</p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hatırlayamayacağı kadar uzun süredir her ufak detay gözüne çarpıyormuş gibi geliyordu. Ve böyle oluşu onu hep rahatsız ediyordu. Berikinin sinirlendiğinde yaptığı kısa göz seğirmeleri, ötekinin yaptığı sessizlik terapisi, susmacalar, göz devirmeceler, burundan alınıp verilen garip nefesler, uzun aralıklarla “ah” diye inlemeler, takıntılı bir şekilde dizini sallamaca, elini sallamaca, parmağını masaya vurmaca, konuyu dağıtmaya çalışmaca, cevaplardan kaçmaca, ortamdan kaçmaca, meşguliyetleri artırmaca, başka biri gibi davranmaca, bir şeyler bir şeyler..</p>
<p>Hep huzursuz ediyordu.</p>
<p>Ne zaman olduğunu anlamadığı bir şekilde melankolinin ince, kırçıllı siciminden yapılma gözleri, kulakları ve elleri vardı, olayları başka türlü algılayamıyordu.</p>
<p>“Oğlum bir rahat bıraksana insanları” diyordu kendine. “Mutlular işte. Ya da değiller, sana ne.”</p>
<p>Ama yapamıyordu.</p>
<p>Tuhaf bir kibri de vardı hani bazı zamanlar. Çok biliyordu ya ondan; üzülüyordu insanlara. Her minik ayrıntı onların mutsuz olduğuna işaret ediyordu. Başka türlüsü düşünülemezdi. O haklıydı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ta ki haklı olmayana kadar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>PHOTO BY <a href="http://www.reddit.com/user/Liammm">Liammm</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burada</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/burada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Nov 2013 01:15:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[ayna]]></category>
		<category><![CDATA[bak]]></category>
		<category><![CDATA[baksana]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[burada]]></category>
		<category><![CDATA[gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[şurada]]></category>
		<category><![CDATA[uzakta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=434</guid>
					<description><![CDATA[<p>Çok uzakta değil yanıbaşında oluyor her şey… İşte ya&#8230; Şuracıkta.</p>
<p>&#160;</p>
<p>Bak gözünün gözüne değdiği kardeşine, bir baksana</p>
<p>Bak komşuna, görüyor musun, gözüne uyku girmiyor kaç gecedir</p>
<p>Bak yan arabadaki kadına, ağlıyor usul usul</p>
<p>Bak taksiciye, kederi büyük, açmış yine müziğin sesini sonuna kadar</p>
<p>Bak dostuna, başka biri olmuş,</p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok uzakta değil yanıbaşında oluyor her şey… İşte ya&#8230; Şuracıkta.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bak gözünün gözüne değdiği kardeşine, bir baksana</p>
<p>Bak komşuna, görüyor musun, gözüne uyku girmiyor kaç gecedir</p>
<p>Bak yan arabadaki kadına, ağlıyor usul usul</p>
<p>Bak taksiciye, kederi büyük, açmış yine müziğin sesini sonuna kadar</p>
<p>Bak dostuna, başka biri olmuş, kırgın, darılmış</p>
<p>Bak sevgiline, gidiyor, baksana</p>
<p>Bak aynaya… bir bak</p>
<p>Sen bile değil ki bazen.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çok uzakta değil yanıbaşında oluyor her şey… İşte ya&#8230; Şuracıkta</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karanlık</title>
		<link>https://gidigidivakvak.com/karanlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2013 23:16:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıdıgıdı]]></category>
		<category><![CDATA[anca]]></category>
		<category><![CDATA[güzelsin]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gidigidivakvak.com/?p=420</guid>
					<description><![CDATA[<p>Karanlıkta güzelsin sevgilim.</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>.</p>
<p>&#160;</p> ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karanlıkta güzelsin sevgilim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
